sosyal ağlarda izleyin

DR.DUKAN'DAN ZAYIFLAMA SIRLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DR.DUKAN'DAN ZAYIFLAMA SIRLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.4.12

DR.DUKAN'DAN ZAYIFLAMA SIRLARI(DİĞER SIRLAR)

foto:thehealthblog.net

Dr.Dukan'ın diğer zayıflama sırları da Eda Mutlu'nun çevirisiyle karşınızda:)



Kilo kaybınıza yardımcı olmak için, soğuk bir şeyler için!


Buzdolabınıza 2 litre doğal mineralli su koyup soğutur ve gün içinde bu suyu içerseniz, sıcaklığı yaklaşık 4 derece olacak. Vücudunuz içtiğiniz bu suyun sıcaklığını 36 derece olarak dengeleyecek. Yani vücudunuz 4 derecedeki suyu ısıtacak ve bu esnada 60 kalori harcayacak. Eğer bu olayı kendiniz deneyip görmek isterseniz üzerinde sıcaklık derecesi bulunan bir soba ya da ısıtıcı üzerine, bir kap içinde soğuk suyu koyun ve ısıyı açın. Bir mutfak derecesi yardımıyla ısıyı ölçün ve 36 derecelik sıcaklığa ne kadar sürede ulaştığını ve ne kadar elektrik tükettiğini not edin. 2 litre suyun 36 derecede ısınması için ne kadar enerji gerektiğini hesaplamak için yapmanız gereken tek şey elektrikli sobanın yaktığı watt cinsinden ısıyla toplam süreyi çarpmak. Bunu bir kez denerseniz emin oldun doğruluğuna ikna olacaksınız bu yöntemi uyguladığınız sürece vücudunuz size teşekkür edecek.


 

Duraklamayı kırmak için Yeşil Çay


foto:dogalterapininblogu.info
Diyet yapıyorsunuz, tüm kurallara uyuyorsunuz, ancak kilonuz sabit. Endişelenmeyin. Bu, diyet yapan herkesin başına gelir. Dr. Dukan, 9-10 kilo ve üzerinde kilo kaybı yaşayıp 1 kez bile olsa minimumda 6 gün kilosu sabit kalmayan kimseyi görmediğini belirtiyor ve bu süreyi ‘duraklama’ olarak adlandırıyor. Bu durumlarda yapabileceğiniz birçok şey var. Öncelikle sizden kaynaklanan bir durum olmadığından ve hata yapmadığınızdan, menopoz öncesi dönemden kaynaklı ödem ya da adet dönemi olmadığından emin olun. Eğer bunların hiçbiri değilse, Dukan’ın önerisi 3 günlük yeşil çay kürü olacak. 3 gün boyunca, sabah, öğle, akşam ve günün her saatinde, hatta gece tuvalet için uyandığınızda bile normal su yerine sadece yeşil çay için. Soğuk, sıcak, buzla ya da her nasıl istiyorsanız, fiziksel aktiviteniz minimumda olsa bile 3 gün boyunca hiç durmadan yeşil çay için ve duraklamanızın kırıldığını görün.


 

Atıştırmalıklara karşı önlem: Aroma kutusu


Eğer atıştırmaya meraklıysanız Dr. Dukan’ın aroma kutusu önerisine kulak verin.

Atıştırmalıkların insanı en çok cezp ettiği tehlikeli ve atıştırma krizlerinin bizi vurduğu saatler 17:00-19:00 arasıdır. Bu krizleri önlemek ve atıştırmalıklardan korunmak için Dr. Dukan’ın önerisi, hava geçirmeyen cam, plastik ya da metal bir kutuya; 6 karanfil, 6 ezilmiş kahve çekirdeği, 1 tutam vanilya, 1 tutam tarçın ve 2 damla rom aroması koyun. Bütün bu malzemelerin birbirine karışması ve birleşmesi için 1 gün bekleyin. Bundan sonra canınız ne zaman bir şeyler atıştırmak istese ve karşı koyamayacağınızı hissetseniz bu kutuyu açıp koklayın, birkaç kez tekrarlayın ve atıştırma krizlerinize elveda deyin.


 

Sert ve sıkı yüz görünümü için sarkma karşıtı egzersizler


40 yaşını aşmak, 5ten fazla kilo vermek gibi sebepleri yüz kaslarını destekleyen deri altındaki yapının kalınlığını kaybetmesine sebep olabilir. Kemik ve kasların üzerini kaplayan bu yapı, ince ve küçük yağ dokularıyla yüzeye tutunur. Kilo kaybetmek, yağ dokularının bulunduğu kısımlarda boşluklar yaratabilir ve bu da yüzünüzün düzgün yapısında bozulmalara sebep olabilir. Bunun sonucunda, zaten yer çekimine daha az dirençli olan yüzün alt kısmında gevşemeler olabilir. Dr. Dukan’ın yanak ve çene sarkmalarına ve gevşemelerine karşı, mümkün olduğunca sık yapılmasını ve alışkanlık haline getirilmesini önerdiği bir egzersizi var: Yüzünüze somurtkan bir ifade takının, yani dudaklarınızı ağlamaklı gibi yere doğru büzün. Daha sonra bu kullandığınız kasları kullanmaya devam ederken yanak kaslarınızı gülüyormuş gibi kasın. Bu hareket yüzünüzde ters yönlü bir gerginlik yaratacak. Birbirlerinin aksi yönünde çalışan iki kas yüzün alt tarafında olan deriyi eski haline toparlamak için ellerinden geleni yapacaktır.


 

Ödem ve vücudun su tutması


 

Eğer siz de zaman zaman yüzüklerini takmakta ve çıkarmakta problem yaşayan, akşamları bacaklarında ağırlık hisseden ya da sabahları yüzü şişmiş uyanan kadınlardansanız vücudunuzda ödem problemi var demektir. İlginçtir ki ödeminiz vücudunuzdaki su tutma olayı kolayca kilo vermenizi engeller. Bununla birlikte su kalorisizdir ve kilo vermek kalori yakmak ve vücudunuzdaki fazlalıklardan kurtulmakla ilgilidir. Ödeminiz varsa, vücudunuz fazlalıkları kolaylıkla ayrıştıramaz ve kilo vermeniz zorlaşır. Bu sistemi motoru çalışan bir arabanın egzozunu tıkadığınızda arabanın çalışmasının aniden durması gibi düşünebilirsiniz. Eğer bu sizin de yaşadığınız bir sorunsa bu sorunun üstesinden gelmek için birkaç yöntem var. Bazen çok fazla sıvı tüketmekte ödem oluşmasını sağlayabilir. Bu yüzden sözde detox programları yalnızca geçici çözümlerdir ve sürekliliği olmadığı sürece çok işe yaradığı söylenemez. Bu durumlarda diüretik ilaçlar (böbrekler vasıtasıyla dışarı atılamayan suyun atılmasını sağlayan tıbbi ilaçlar) da kullanılabilir ancak mutlaka doktor kontrolünde olması gerekmektedir.
Bu konuda Dr. Dukan’ın sırrı ise basit. Vücudunuzun şiştiğini hissettiğinizde destekleyici çorapları deneyin. Bahsettiği tabi ki babannelerimizin kullandığı türden çoraplar değil
J Bunlar son moda taytlar ya da külotlu çoraplar olabilir. Bu çorapların sıkı ve elastik yapısı kan dolaşımınızı hızlandırıp kanın kalpten ve böbreklerden daha hızlı geçmesini sağlayacaktır. Eğer ödeme ek olarak kan dolaşımınız da yavaşsa, bu çözümün 2 kat faydasını göreceksiniz. Tayt ya da çoraplarınızı giyin ve yürüyüşe çıkın. Etkisini kısa sürece göreceksiniz.

Yogi’nin sırrı



Dikkat: şimdi okuyacaklarınız sadece bir sır değil. Nerdeyse sihir!


Dr. David Servan-Schreiber’ın uzun süre en çok satanlar listesinde kalan Emotional Healing kitabını okuyan Dr. Dukan bu kitapta verilen temel ve açıklayıcı teknik esasların oldukça ilgisini çektiğini söylüyor. Bu konu EMDR ölçümüne dayanıyor(göz hareketleri ile nöro-duygusal entegrasyon). Başka bir deyişle, yaşadığımız bazı tramvatik olaylar beynimizde izler bırakabiliyor ve bunu anlamak ve tedavi etmek EMDR ile mümkün. Uyuyan birinin beyni, kişinin uykuda yaptığı göz hareketlerini taklit ederek iyileştirmeyi hızlandırır. Genellikle şiddetli tramvalar için kullanılan bu teknik, Dr. Dukan’ın yemekle tramvatik bir ilişkisi olan hastaları için uyarlandı. Teknik basit. Şimdi anlatacağımız yönteme konsantre olun ve yemeğin cazibesine karşı direnin.


Hangisini kullanıyorsanız, sağ ya da sol elinizin işaret parmağını göz hizanızdan yaklaşık 30 cm uzakta ve ortada duracak şekilde kaldırın. Bakışlarınızı parmağınızın ucunda sabitleyin ve yavaşça sağa-sola hareket ettirin. Başınızı sabit tutun ve hareketin sonlandığı nokta son görüş alanınız olsun. Hareket hızınızı ise bir yönden ortaya 3 saniye, ya da bir yönden diğer yöne toplam 6 saniye olacak şekilde ayarlayın. Bu hareketi 2 dakika boyunca hiç durmadan tekrarlayın. Süre hesabıyla yaklaşık 20 set yapmış olacaksınız. Bu egzersizi tamamlarken sizi yemek konusunda cezbeden şeye konsantre olun ve karşı koyup koyamayacağınızı düşünün. Dr. Dukan konsantrasyon ve kişisel kontrolü sağlama amaçlı kullanılan bu yöntemi kendi bedenleri ve fazla kilolarıyla başı dertte olan ve öz güven eksikliği yaşayan bir çok hastasına önerdiğini, şaşırtıcı ve heyecan verici sonuçlar aldığını belirtiyor. Konu ne kadar teknik gözükse de Dukan mutlaka denemenizi öneriyor.


foto:newapproachesme.com


Ve Dukan’dan tamamen bedava bir zayıflama sırrı: Oksijen



Kilo vermek ve kalori yakmak için en çok ihtiyacımız olan şey oksijen.


Vücudunuz solunum hacmini arttırmak için oksijene ihtiyaç duyar. Şu nefes alma tekniğini deneyin:  avuçlarınızı açık şekilde göğüz kafesinize yerleştirin ve orta parmaklarınız göğüs kemiğinizin tam ortasında olsun. Bu şekilde ciğerlerinizi sonuna kadar dolduracak kadar derin bir nefes alın. Göğüs kafesiniz şişecek, kaburgalarınız yükselecek ve parmak uçlarınız birbirinden ayrılacak. Sonra aldığınız nefesi bütün ciğerlerinizi boşaltana kadar verin. Bu kez de parmak uçlarınız tekrar birbirine değecek.


Bunu arka arkaya 10 kez, diyetiniz boyunca da günde 2 kez tekrarlayın. Birkaç hafta içinde kapasitenizin ne kadar genişlediğini göreceksiniz ve bu sizin kilo verme hızınızı da etkileyecek. Bu nefes egzersizini alışkanlık haline getirin ve işinizi ne kadar kolaylaştırdığını görün.

23.4.12

DR.DUKAN'DAN ZAYIFLAMA SIRLARI(BESLENME SIRLARI-4)




1- Patlıcan
Etkili ve lezzetli bir zayıflama sırrı.

Patlıcan, çok önemli bir maddeyi bünyesinde barındırır: pektin. Bu madde ayrıca besinsel değerini patlıcana veren maddedir. Pektin sindirim sistemine girdiğinde, jelimsi bir hal alır. Bu jel etrafındaki tüm besinleri sarar, özellikle şekeri, yağı ve hatta proteini. Yani kalorileri. Bu kaloriler dışkıyla insan vücudundan atılır. Elmada da pektin bulunur ancak elmadaki pektin şekerden ayrışamaz, buna karşın patlıcanın 100 gramı sadece 22 kkal içerir. Sır içinde başka bir sır daha ister misiniz? Büyük bir patlıcanı alın, etrafına 4-5 sarımsak serpin ve kızarana kadar fırında pişirin. Piştikten sonra ikiye bölüp içini ufak bir kaşıkla çıkarın. Afiyet olsun!

 2-Yasaklı Meyveler
Benim diyetimde, meyveler ancak Güçlendirme evresinde izinliler. Doğru Kilonuza ulaştığınızda yiyebilirsiniz. Bir kez manava gittiğimde tam 45 çeşit meyve saymıştım. Bu da demek oluyor ki dünyanın her yerinden meyveler artık marketlere geliyor.

Bu 45 meyvenin 4'ünden kaçının.
1. Muz: Vitamin yönünden düşük bir besin olmasına karşın çok şeker içeriyor.
2. Üzüm: Tam bir şeker deposu.
3. Kiraz: Üzüm kadar şekeri var ve biz bu besini neredeyse hiç çiğnemeden tüketiriz.
4. İncir: Önceleri manavlarda bulmak zordu ancak Türkiye'den ihraç edilmesiyle artık bulmak mümkün.
Elbette ki bu dört meyveyi sizden hayatınız boyunca yememenizi istemeyeceğim ancak eğer kilo kontrolünüzü sağlama almak istiyorsanız, yiyeceğiniz onlarca başka meyve olduğunu unutmayın.

3- Yağsız Süt Ürünleri
Filedelfiya'da katıldığım bir konferansta bir kadın gazeteci, bana neden Fransızlar'ın Amerikalılar kadar kilolu olmadığını sordu.

Hiç düşünmemiştim ancak gerçekten de durum böyleydi. Tam 30 yıldır diyetime yüksek kalitede proteinleri içeren yağsız süt ürünlerini dahil ediyorum. Kilo vermek için süt ürünlerinin yeri gerçekten önemli. Bu geniş süt ürünü yelpazelerinden, yağsız yoğurtları, yağsız krem, lor ve çökelek peynirini tercih edin. Üstelik bu yiyecekleri yanınızda taşımak da kolaydır. Koku yapmazlar, ucuzdurlar ve çok az kalori içerirler. Doyurucudurlar, tatları hoştur ve tatlandırıcılarla tatlı bir hale gelebilirler. Süt ürünleri, Tanrı'nın bize birer hediyesi gibi. Laktoz intoleransına çok kulak asmayın, gerçekten böyle bir durum vardır ancak enderdir.

4-Elma Şarabından Elde Edilen Sirke

Ana öğünlerinizden önce iki yemek kaşığı elma şarabından elde edilmiş sirke içmeyi deneyin.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kilo kontrolünde elma şarabından elde edilen sirke işe yarıyor. Önerilen ölçü ise iki yemek kaşığı. Yemeklerden önce alınınca, bu sirke protein ve yağların yıkımına yardımcı oluyor. Ancak asidik olması dolayısıyla bazı kişiler bu sirkeyi sınırlı kullanmalı. Hatta hassas midesi olanlar ya da ülser gibi şikayeti olanların hiç kullanmaması gerekiyor.(çevirenin notu:Kullanılması gereken elma şarabı sirkesi.Yani elmanın önce şaraba daha sonra sirkeye dönüştürülmüş hali öneriliyor(apple cider vinegar).Bulabilirseniz bunu tüketin çünkü direk sirke yapılmış elmanın içilmesi mide için riskli olabilir)

 Resmi sitesindeki bilgileri İngilizce'den çeviren:AYKUT ERDEM(teşekkürler:))

DR.DUKAN'DAN ZAYIFLAMA SIRLARI(BESLENME SIRLARI-3)

foto:italian food net

BESLENME SIRLARI-3

1- Balsamik Sirke
Sirke değişime uğruyor, önceleri beyazdı, sonra koyulaştı ve şimdi karşınızda balsamik sirke.

Balsamik sirkenin kilo kontrolündeki yeri önemlidir. Hafif karamelize edildikten sonra kıvamlı hale gelen balsamik sirke, diğer sirkelerden de yoğun olması sebebiyle size neredeyse hiç yağ kullanmadan sos yapma hakkı tanır. Konu eğer kilo kontrolüyse, yağın en önemli düşman olduğunu zaten biliyorsunuz. Şimdiye kadarki kalori bakımından en zengin besin yağ, gramında tam 9 kkalori içerir. Bir yemek kaşığı yağ 120 kkaloriye sahiptir. Salataya iki kaşık yağ kattığımızı düşünürsek; sırf yağ, salatayı 240 kkal artırır. Böylece neredeyse bir browniede bulunacak kadar yağı bu masum salatadan almış olursunuz. Hem de farkında bile olmadan. Ancak balsamik sirke kullanımıyla böyle bir sorun yaşamazsınız. 5 yemek kaşığı balsamik sirke, bir yemek kaşığı kalorisi düşük hardal, bir yemek kaşığı su ve bir çay kaşığı zeytinyağı ya da ceviz yağıyla kendi salata sosumu hazırlıyorum. 8 yaprak fesleğen ve bir diş de sarımsak ekliyorum. Sosun tadı krallara layık oluyor, hem de normal soslardan 20 kat daha az kalori içeriyor. Dahası, balsamik sirkenin aroması zengindir ve bu yüzden yemeklerinize pişirirken de ekleyebilirsiniz. Bir kez olsun deneyin, tavuk göğsüne ekleyin mesela. Bir daha balsamik sirkesiz tavuk yiyemeyeceksiniz!



2- Kakule ve Kişniş
İşte size olağanüstü tatlarıyla zayıflamanıza yardımcı olacak iki müttefik.

Kişnişin nasıl kullanılacağını öğrendikten sonra, onsuz yaşamak sizin için çok zor olacak. Modern dünyada yaşayan birisi için de kakule, sihirli şehirlerden gelen harika bir tat ve koku sunar. Bir bardak çayınıza kakuleyi eklemiş olsanız bile, bir an için gözlerinizi kapayın ve bu kokunun keyfini çıkarın. Ama asıl sırrımız bu değil. Kilo verirken iki sorun yaşayabilirsiniz: kötü nefes kokusu ve kabızlık. Ayrıca bu ikisi şişkinliğin de kardeşleri gibidirler. Eğer nefesiniz kötü kokuyorsa, kakuleyi deneyin. En uygun kullanımı yeşil çayınıza eklemektir. Eğer şişkinliği gidermek istiyorsanız bu seferki askeriniz kişniş olacak. Kişnişi her yerde kullanabilirsiniz, yemeklerinize ekleyin, çorbanıza ekleyin ya da beyaz etlere ekleyin. Sır içindeki sırrımız: eğer nefes kokunuzdan çok rahatsızsanız, bu iki baharatı karıştırın ve diş macununuza ekleyin, dişinizi ve dilinizi böyle fırçalayın.



                            
foto:bitkitohum.com



3- Çikolatakolik
Eğer çikolataya karşı bir tutkunuz varsa, sebebi zengin aroma ve yumuşaklığıyla tanımlanan kakaodan ötürüdür. Tadındaki bu güç ve sihir, bundan kaynaklanmaktadır.

Kakao tozunda yapılan araştırmalar sonucu, kakaonun etkilerini artık biliyoruz. İçeriğindeki feniletilamin dolayısıyla, kakao bir anti-depresan görevi görüyor. İçindeki magnezyum da sakinleştirici etkiye sahip. Teobromin ve kafein alkoloidleri de kakaonun dünyadaki tüm yiyeceklere kıyasla bu kadar yüksek duyumsal tada sahip olmasında büyük rol oynuyor. Kakaonun geri kalanı ise yağ ve şeker içeriyor ki bu kolestrol ve kalori demek. Diyetiniz sırasında, sağlıklı yiyecekler satan dükkanlardan yağı azaltılmış kakao alabilir ve bunu yoğurdunuza, yağsız sütünüze ya da yağsız krem peynirinize ekleyebilirsiniz. Kendinize iyi davranın, aynı zamanda kilo da verin!
foto:chocolate.wikia.com
                                                                                                                                                                       
 4- Dukan hor d'oeuvres(ORDÖRV)
Siz diyet yaparken ve kilonuzu sürekli takip ederken, öğünlerden önceki bir ordöv tabağı, yiyeceklere olan isteğinizi bastıracaktır.
İşte size bir kaç ufak öneri:
- Kiraz domates: Hoş, çekici ve sert bir tat. Ağzınızda hoş bir patlama. Sosa ihtiyaç duymayan, dünyadaki en düşük kalorili güçlü sebzelerden biri.
-Çökelek ve kiraz domates: Bir kiraz domatesi alıp ikiye bölün ve içini boşaltıp, yağsız çökelek (ya da lor) peynir ile doldurun, harika bir lezzet!
- Tavuk sosisi parçaları: Yoğun ve doyurucu bir tat. Çeşnisi bol olanları tercih edin.
- Karides: Bir diğer ufak, yağsız ve yavaş sindirilen besin.
- Çiğ Karnabahar: Ordörv tabağının şampiyonu.
- Çiğ havuç küpleri: Bir havucu dört uzun şerit halinde kesin daha sonra onları ufak turuncu küpler haline getirin.
- Surimi: Önemli bir deniz mahsülü, hem sağlıklı, hem düşük yağlı, hem de zengin protein içerikli.
- Botargo: Akdenizlilerin çok sevdiği tekir balığı yumurtalarının kurutulmuş hali. İştahı oldukça bastıran bir tadı var. Etkili olduğu kadar da biraz pahalı.
- Tzaziki (bizim cacığın katı hali): İki ana yağ düşmanını içeriyor, salatalık ve yağsız yoğurt.

                                                               
Resmi sitesindeki bilgileri İngilizce'den çeviren:AYKUT ERDEM(teşekkürler:))

21.4.12

DR.DUKAN'DAN ZAYIFLAMA SIRLARI(BESLENME SIRLARI-2)

foto:sacrededenblog.com


Sevgili Eda'nın çevirisiyle beslenme sırlarına devam...


Damak tadınızın kontrolünü ele geçirin
Eğer boğazınıza düşkünseniz ya da hızlı yemek yiyen biriyseniz bu kısım tam olarak sizi ilgilendiriyor.
İşaret parmağınızın ucuyla üst ön dişlerinizin arka yüzeyine dokunun ve parmağınızı biraz ileri doğru götürün. Dokunduğunuz yer damağınızın başlangıç sınırıdır. Damağınızın iç bükey çukur yapısı burada başlar ve küçük dilin arkasında son bulur. Bu çukuru üç parça olarak düşünürsek, ilk bölüm tad alma duyusu olmayan bir sinirle kaplıdır. Bu kısma temas eden yemeğin yapısını anlayabilirsiniz ancak lezzetini algılayamazsınız. Bu alanın sonunda, işlevi dil yardımı ile tad alma duyularını harekete geçiren arka kısım başlar. Açık olmak gerekirse ağzınıza attığınız her tür yemeğin damağın bu arka kısmına temas etmesi gerekir. Bununla birlikte, yemek buraya alındığında doğal olarak yutak tarafından emilir ve yemek borusuna geçer. Bu geçiş oldukça hızlı olur ve size damak tadı olarak adlandırdığımız, bir yemekten bekleyebileceğiniz hazzı verir. İşte sır burada: yemek yemeye başladığınızda, çiğnedikten sonra tükürük bezleriniz çalışmaya başladığında, lokmanızı diliniz vasıtasıyla damağınızın arka kısmına götürün ve orada tutabildiğiniz kadar uzun tutun. Bu dengeleyici yeme şekli kolaylıkla öğrenilebilir ve alışkanlık haline getirilebilir. Lokmanızın artık yutulmaya hazır hale geldiğini hissettiğiniz anda, kısa bir süre için tekrar dilinizle ön kısma getirin ve aldığınız lezzetin tadını çıkarın. Bu sayede yediğiniz yemekten en yüksek hazzı alacaksınız. Eğer bu kısımda ne anlatıldığınan tam olarak emin olamadıysanız şu egzersizi deneyin:  bir kahve çekirdeği alın ve olduğu gibi yutun. Hiçbir tat almadığınızı göreceksiniz. Sonra bir de aynı kahve çekirdeğimi çiğneyin. Tüm tadını yoğun olarak hissettiğinizi göreceksiniz. Bu durum tüm yiyecekler için geçerlidir. Bu yüzden unutmayın; damağınızın hakimi sizsiniz.

Kendi Proteinli Makarnanızı Yapın                                                                                                                                   
Dukan diyetinin ilk aşamalarında makarnaya izin yoktur. Ancak makarna, verilen her kilo başına 10 gün kuralının uygulandığı güçlendirme evresinden itibaren izinli besinler arasında yerini alır. Güçlendirme evresi boyunca, haftada 1 kez 1 kase makarna yenilebilir. Burada önemli olan tam tahıllı makarna tercih etmektir. Tam tahıllı makarna daha yoğun tatlı ve daha lezzetlidir. Makarnanızı 3 dakika yağsız süt içinde bekletin. Sütü çeken makarna daha yoğun ve daha doyurucu olacaktır.Makarnanın içerdiği yavaş şekerler protein tarafından dengelenecektir. Son olarak makarnanıza biraz domates ve çok az bir tutam parmesan ekleyerek lezzetlendirebilirsiniz.

SÜTLÜ MAKARNA


Semizotu – Muhteşem bir püf noktası
Atak evreniz bittiğinde Seyir evresine geçersiniz ve artık sebzeler izinli gıdalarınıza eklenir.  Artık sizin için de semizotunu keşfetme vakti gelmiştir.  Semizotu, uzun yıllardır bilinen, her yerde yetişebilen ve uzun bir süre yabani ot olarak değerlendirilmiş bir bitkiydi. Ta ki dünyanın en az – Japonlardan bile az-kalp krizinden ölme oranına sahip halkı Giritlilerin diyetlerinde kullandıkları vazgeçilmez besinlerinin semizotu olduğu keşfedilene kadar. Açıkça söylemek gerekir ki semizotu gerçekten olağanüstü bir besindir. Dukan, imkanı olan herkese sadece yemesini değil yetiştirmesini de önerir. Yetiştirebilecek olanlar bitkisel ürünler satan bir yerden birkaç adet semizotu tohumu alarak yetiştirebilir, kısa bir süre içinde yetiştirdikleri semizotlarıyla salatalarını yapmaya başlayabilirler. Kesilen dallar kısa sürede yeniden uzar. Semizotu, salataların yanı sıra çorbalarda da kullanılabilir. Semizotu, yulaf kepeği ve elmada olduğu gibi yüksek oranda lif içerir ve fazla kalorilerin emilimini sağlar. Omega 3 deposudur ve stresle savaşmakta birebirdir. Bu durumda strese bağlı aşırı yeme isteğini de köreltmiş olur. Eğer hala semizotuyla tanışmadıysanız hemen tanışın ve hergün yemeyi alışkanlık haline getirin, nasıl inceleceğinizi görün.

foto:wikipedia.org

DR.DUKAN'DAN ZAYIFLAMA SIRLARI(BESLENME SIRLARI-1)

foto:healthxwellness.com

Bu kez de sevgili arkadaşımız Eda Mutlu'nun bizim için çevirisini yaptığı harika bilgileri paylaşmak istiyorum.Çok teşekkürler Eda:)

Kırmızı ete benzeyen 4 alternatif balık türü
İnsanlar balık etinin kırmızı etin yerini tutmadığına inanır ve bu doğrudur. Çoğu balık türünün dokusu daha az yoğundur ve etleri sert değildir. Bu yüzden çiğnemesi daha kolaydır.  Balık etini daha çabuk sindiririz, daha az tokluk hissi verir ve bu yüzden daha çabuk acıkırız. Çok sert dokulara sahip etlerle kıyaslandığında balık eti yetersiz kalır. Böyle düşünenler, balık porsiyonlarını büyüterek durumu telafi edebilirler. Ayrıca kırmızı ete benzeyen 4 balık türünden birini de seçebilirsiniz.
1-      Ton balığı: Özellikle Ahi ton balığı, uzun uzun pişirilmeden ızgara yapıldığında ete çok benzer.
2-      Monkfish (maymun balığı): Uzun süre pişirildiğinde çok sert, hatta elastiktir. Limon suyuyla marine etmeyi deneyin.
3-      Kılıç balığı: Sert ve dış kısmında çevresi oldukça yağlıdır. Eğer bu kadar pahalı olmasaydı zayıflamak için en uygun besinlerden biri olabilirdi.
4-      Lagos/Ofroz balığı: balıkların kralıdır ve mangalda ızgara yapılabilir.

 Sebze mi mide kelepçesi mi?
Mide kelepçesinin nasıl çalıştığını biliyor musunuz? Mide kelepçesi midenin hacmini azımsanmayacak derecede küçültür. Mideniz tamamen dolduğunda yediğiniz her şey mide bulantısı hissi verir. Artık mide hacmi küçük olduğu için kilo kaybedersiniz ve yeni şeyler yemeye midenizde yer yoktur. Sebzeler de tam olarak bu etkiyi yaratır. Boğazına düşkün birinin midesi 1.8 kiloya kadar yiyecek alabilir. Eğer 900 gram kadar sebze (2 kabak + 2 domates + 1 salatalık) yerseniz midenizin yarısını doldurmuş olursunuz. Bu tam olarak mide kelepçesinin yaptığı etkidir. Fazla düşünmeyin, bolca sebze tüketin.

Bir kilo kaybetme sırrı: Gazpacho (Soğuk Domates Çorbası)
Gazpacho, domates, salatalık,sarımsak, kereviz, havuç, çeşitli otlar ve az miktarda zeytinyağı  ile yapılan Andalucía menşeli bir soğuk çorbadır.
foto:thedeliciouslife.com
1 kase Gazpacho içtiğinizde vücudunuz lif, aroma ve vitaminlerle dolar. Sebze-protein günlerinizde öğüne 1 kase Gazpacho ile başlamak kilo vermenin en etkili yollarından biridir.


Kendinizi bir avcı ve toplayıcı olarak görün
Milattan önce 40.000 yıllarında Dordogne bölgesinde yaşamış ilk modern erkeğin bizimle aynı genetik progamlamaya sahip olduğunu biliyor muydunuz?
Orta Avrupalı bir ailenin bebeği, batılı bir aile tarafından evlat edinilirse,  mükemmel bir batılı olarak yetişebilir.
İlk modern erkeğin yaşadığı yıllarda erkek avcı, kadın toplayıcıydı. Erkekler protein için hayvanları avlarken, kadınlar yeşil sebzeleri, bazı meyveleri ve kuşların gözden kaçırdığı yabani tohumları  toplardı.  Dr. Dukan’ın diyetinde kullandığı protein ve sebzeler besinsel ve duygusal bir ceza olmak bir tarafa,  her iki açıdan da yapımız açısından en alışkın olduğumuz ve metabolizmamızın en rahatlıkla kabul ettiği yiyeceklerdir. Şu da bilinmelidir ki meyvelerde bulunan bütün vitaminler sebzelerde de mevcuttur. Fakat asıl benzerlik bu diyette yemenize izin verilen besinlerin miktarındadır. Tüm bu izinli besinleri dilediğiniz miktarlarda düketebilirsiniz. İlkel insanlar yiyeceklerini sınırlaması yalnızca dış etkenlerden dolayı yiyecek bir şey bulamamaları ya da tamamen doymaları sebebiyle olurdu. Bu sebeple diyette olduğunuz hergün balığınızı, kırmızı etinizi ya da yemeğinizi yerken kendinizi avını yakalamış ve o bir avcı ya da bir kadınsanız bu yemek için sebzeleri ve diğer malzemeleri bulan bir toplayıcı gibi görün. Unutmayın ki yemek yemek, insan beyninde cinsel ilişkiye girmekle aynı harika etkiyi bırakan bir eylemdir. Ve bu bilimsel olarakta kanıtlanmıştır.

Yemek Masası İçin Bir Sır: Bıçağınızın Üstünde Adınız Yazsın
Sahiplik duygusu mu? Hayır. Fakat bıçağınızın kesmek için bir sebebi var.
Size neden daha keskin bir bıçağınız olması gerektiğini anlatacağız. Neden mi? Böylelikle size anlatacağımız sırrı kullanabileceksiniz. Bıçağınızla etinizi olabildiğince ince dilimlemeyi alışkanlık haline getirin. İnce ince kesmeye çalışmanız biraz zamanınızı alacak ve böylelikle yavaş yemek yemek için beklemeler yapmak yerine bu süreyi bir şeyler yaparak geçirmiş olacaksınız. Bir çok insan yemek masasında otururken durmadan yer çünkü masada bir şey yapmadan ve sıkılmadan durmak pek mümkün değildir. Buna ek olarak etinizi ne kadar ince dilimleyerek yerseniz lezzetini o kadar iyi algılarsınız. İnce dilimlenmiş et ağız sıvısıyla çok daha kolay bütünleşir, ağızda bıraktığı tat duygusu çok daha yoğun olur. Yemek yemenin zevki, dil ile damak arasındaki temasın ne kadar iyi olduğuna bağlıdır. Bu durumda yemeğimiz ne kadar sert ve yoğun yapıdaysa, sırrımız o kadar önem kazanıyor. BU kural sığır veya dana eti için nasılsa, ızgara ton balığı ve maymun balığı için de öyledir. Aynı şey çiğ sebzeler için de geçerlidir. Yani aslında her şeyi dişlerinize çiğnerken çok iş düşecek şekilde dilimlememiz gerekiyor. Bunun için bıçağınızın olabildiğince keskin olmasına dikkat edin. Bu bıçak sadece sizin olsun. Bu yüzden mümkünse üstünde isminiz yazılı olsun ya da size ait olduğuna dair bir işaret koyun ve yemekleriniz hep bu bıçakla kesin.
Yulaf Kepekli Tabule ile Kilo Vermenizi Hızlandırın
Motivasyonunuzu destekleyecek bir Joker yemek: Tabule
foto:nutricion-dietas.com
Diyettesiniz ve hızlı kilo vermek istiyorsunuz. Duraklamaya girdiniz ve motivasyonunuz pek yüksek değil. Bu çözümü deneyin:  tabule. Genellikle birkaç farklı çeşit sebze ve biraz zeytinyağla hazırlanıp soğuk  servis edilen bir kuskus çeşididir. Lübnan menşeli gerçek tabule, biraz bulgur ve bol miktarda maydanozla yapılır. İşte Dukan’ın size tam olarak önerdiği de bu: bir demet maydanoz, yarım demet kişniş ve yarım demet naneyi doğrayın. Ufak bir soğan ve bir domatesi de doğrayıp üstüne bir limon suyu sıkın. Bütün malzemeyi büyük bir kapta karıştırıp buzdolabında bekletin. Tabulenizi servis etmeden önce üstüne 2 çorba kaşığı yulaf kepeği ekleyin. Bu yemeği haftada 2-3 gün öğlen yemeği olarak yerseniz, karoten ve C vitamini deposu maydanozun neden en çok aranan ve tercih edilen yeşil sebze olduğunu anlayacaksınız.

20.4.12

DR.DUKAN'DAN ZAYIFLAMA SIRLARI(EGZERSİZ SIRLARI-2)

foto www.topnews.in 
EGZERSİZ SIRLARI-2

8- Eğlence İçin ZıplayınTıpkı 20. yüzyılın en önemli yazarlarından ve Academie Française'in önemli üyelerinden François Mauriac'ın yaptığı gibi...
Çelimsiz ve spor karşıtı biri olarak Fransız yazar François Mauriac, boy aynasının karşısında ısınmak için zıplarmış, bunu bir alışkanlık haline getirmiş. Önce ufak zıplamalarla başlamış, günden güne çıtasını yükseltmiş. Ben de bu olayın harika bir fikir olduğunu düşündüm ve hemen kendi reçetelerimin arasına ekledim. Yazarın önerdiği gibi neşelendiğimde zıplamaya başladım. Bu uyarım hayattan aldığım keyfi açığa koymak ve vücudumun enerjisini ve kuvvetini hissetmem için güzel bir yol oldu. Sonrasında ise şunu farkettim ki bu neşe, zıplama egzersizi sayesinde daha da arttı. Bir de bunu mutlu hissetmediğimde denedim ama yine neşelendiğimi farkettim. Bu beyinle alakalı bir durum mu yoksa vücudun ortaya koyduğu bir olay mı bilmiyorum ama kendime ayırdığım bu ufak vakitten sonra iki birleşimi kullanmaya karar verdim. Hem mutlu oluyordum hem de muhteşem derecede kalori yakan dört başlı kasımı kullanıyordum ki bu da kilo kontrolüne yardımcı oluyordu. Siz de deneyin, kaybedecek bir şeyiniz yok! (Bir kaç gram dışında!)
9- Metabolizmanızı ÇalıştırınUfak bir egzersiz yapmakla hiç yapmamak arasında dünyalar kadar fark var...
Son araştırmalar gösterdi ki basit ve işe yarayan ufak eylemleri gerçekleştiren insanlarla, oldukça hareketsiz olan insanlar arasında gerçekten büyük farklar var. Yakındaki otobüs durağına ya da metroya yürümek, markete yürümek, çocukları yürüyüşe çıkarmak, onları okuldan almak, ufak tefek ev işleri yapmak kasların tamamen erimesini engelliyor. Bu tıpkı bir araba motorunun boşta çalışmasıyla, motorunun tamamen durması arasındaki fark gibi. Bu fark bir de diyet yapıyorsanız, daha da artacaktır. Çünkü vücudunuz diyet yaparken zaten kaynaklarını kısmaya başlayacak ve üstüne bir de siz hareketsiz olursanız, pratikte hiçbir şey yakmış olmayacaksınız. Bu yüzden hareketsiz kişilere söylemem gereken şu ki günde 20 dakika yürümek, metabolizmanızı ayakta tutmak ve incelmek için yeterli bir süredir.
10- Yorulmamak İçin Egzersizleri Gün İçine YayınKilolu genç kadınlar arasında yapılan bir araştırmaya göre, egzersizlerini her gün planlayıp gün içine yayan kişilerin daha fazla kilo kaybettiği belirlendi.
Üstelik bu kadınlar, egzersizlerini bir seferde yapan kadınlara oranla daha kolay ve kalıcı olarak zayıfladı. Tek seferde yarım saatlik yapılan bir egzersize kıyasla 4'e bölünmüş 7'şer dakikalık egzersizler çok daha etkili. Çalışan bir kadın için egzersizleri gün içine yaymak, belli bir süreyi spor salonunda geçirmekten daha kolay. Hele bir de gün içinde seyahat etmesi gerekiyorsa. Uyandığınızda 1.5 dakikanızı karın kasları egzersizleriniz için, 1.5 dakikayı da kalça kaslarınızı çalıştırmak için ayırın. Bunu hala yataktayken yapın, bir de akşam yatağa girdiğinizde yapın. Şimdiden 6 dakikayı doldurdunuz. 3 dakikanızı otobüs durağına yürümek için harcayın, eve dönerken de aynı yolu kullanın. 12 dakika egzersiz yaptınız. Öğle yemeği vakti gelince, 4 dakika uzaklıkta bir yere gidin ve geri dönün, 20 dakikayı tamamladık. Hiç efor harcamadan gün içinde 20 dakika egzersiz yapmış oldunuz. Tabi ki bu sadece bir örnek. Hayal gücünüzü kullanın, dişlerinizi fırçalarken evde yürüyün ya da otobüsteyseniz ayakta durmayı tercih edin. Merdivenlerinizi 4 kez tırmanın ya da egzersizlerinizi parçalara bölün. Egzersizlerinizi gün içine yayın, farkında olmadan günlük egzersizinizi yapmış olacaksınız!
11- Dişler ve UyluklarDiş fırçalamanın işe yaramayan bir eylem olduğunu düşünenlere sesleniyorum, bu eylemi 30 kalori harcatan kullanışlı bir zaman dilimi haline getirmeye ne dersiniz?
Günde iki kez diş fırçalamanın vakit kaybı olduğunu düşünüyorsanız, şimdi size bu eylemi her seferinde 30 kalori harcatacak şekilde nasıl yapacağınızı anlatacağım. Lavabonuzun önünde elinizde fırçayla hazır bekleyin. Dişinizi fırçalamaya başladığınızda yavaşça dizlerinizi kırın ve 15 cm kadar alçalın, sonrasında hiç beklemeden hızlıca kalkın. Bir piston gibi bu hareketi tekrarlayın. Ritminiz saniyede 2 kez inip-kalkacak şekilde olsun. Bu süreci tüm dişlerinizi hatta dilinizi de fırçalayacak şekilde uzun kullanın. Eğer bunu adamakıllı yaparsanız en fazla 1 dakikanızı alacaktır. Bu eylemi yaparak, hem dişlerinizi fırçalayacak hem de dörtbaşlı kas yardımıyla yakacağınız kalori yarım meyveli yağsız yoğurt kalorisine eşit olacaktır. Bunu günde 2 ya da 3 kez yapın, siz incelirken gülüşünüz büyüsün.
12- Sıçrama Bezi (Trambolin)Gergin kanvas kumaşı ve yumuşak ayaklar... Kendini toparlamonun sembolü: Trambolin.
Her şeyden önce ufak bir hatırlatma yapmak istiyorum: Trambolin belli bir alana gereksinim duyar, öyle çok büyük bir alan değil, zıplarken kafanız tavana yaklaşmasın yeter. Ayrıca bu alet yüksek tavanı olan ancak enlemesine çok geniş alana sahip olmayanlar için idealdir. Eğer bu şanslı insanlardan biriyseniz, trambolini denemelisiniz. Trambolin, görevini yapmak için sizin güç ve ağırlığınızı kullanır. Daha da güzeli, ne kadar güç kullanacağınız da sizin elinizdedir. Uyluklarınızı daha fazla kullandıkça, daha yükseğe sıçrarsınız. Ayrıca kullandıkça trambolin elastikiyeti artar. Eğlencelidir de. Hatta bunu bir aynanın önünde yaparsanız, kendinizi izlemek çok daha eğlenceli bir hal alacaktır, bir şans verin!
13- Dikey EsnemeStres iki şekilde kiloyu etkiler: stres altında vücut su tutan ve organ yağlanmasına sebep olan kortizol üretimini artırır, ayrıca stres bizi daha yağlı ve şekerli gıdalar yiyerek bu baskıyı üstümüzden atmaya zorlar.
Size, üstünüzde bir baskı hissettiğiniz anda, stresin sizi ele geçirmesine izin vermeden onu nötr hale getirebileceğiniz bir teknik sunacağım. Bu teknik esneme ve nefes alma kombinasyonunu kullanıp, bunu geliştirmeye yarayan bir teknik. Esneme: stresten en çabuk etkilenen boyun kaslarını kapsıyor. Boyun kasları; omuzlara, sırta ve boyna bağlanan iki kastan oluşmakta. Bu kasları esnetmek için yapmanız gereken tek şey, başınızı yukarı kaldırabildiğiniz kadar kaldırmak (geriye değil, yukarıya!) ve omuzlarınızı da indirebildiğiniz kadar indirmek. Boyun kaslarını esnetmek, beyninizdeki stres bulutlarını da yok edecektir. Nefes içinse: ciğerlerinizin alabildiği kadar havayı içinize çekin ve maksimum 3 saniye nefesinizi tutun. Sonrasında ciğerleriniz tamamen boşalana kadar soluduğunuz havayı yavaşça geri verin. Bunu beş kez yaptığınızda, ciğerlerinizdeki havayı tamamen değiştirmiş, kaburga kaslarınızı, diyaframınızı ve boyun kaslarınızı da esnetmiş olacaksınız. Hepsi 75 saniyenizi alacak, bir dakikadan biraz fazla. Ancak stresin olası etkilerinden kurtulmuş olacaksınız!
14- YürümekAmaç kilo kaybıysa, yürüyüş tüm sporlardan daha etkilidir.
Bir çok insan kilo kaybı için yapılması gereken en iyi egzersizin takım halinde yapılacak sporlar ya da ağır egzersizler olduğunu düşünür. Ancak bu doğru değildir. En iyi yol yürüyüştür. Günde 10 dakikalık yürüyüşler size pek etkili görünmeyebilir ancak spor salonunda harcayacağınız vakitten çok daha etkilidir. 20 dakika yürüyüş, spor salonundaki 2 spor seansından; 30 dakika ise 3 spor seansından çok daha etkilidir. Dahası, yürüyüşünüzü aynı zaman diliminde yapmanız gerekmiyor. Bunu gün içine de yayabilirsiniz. 5 dakika şuradan, 3 dakika buradan derken yaptığınızın farkına bile varmayacaksınız. Bir kez alıştınız mı inanın duramayacaksınız.
15- Kilo Kontrolü İçin YürümekKilo kontrolü için en iyi egzersiz yapması kolay olan ve uzun vaadede size mutluluk veren egzersizdir.
Yürümek en kolay, en doğal, en az yoran, en az tehlikeli ve en ucuz egzersiz yöntemidir. Tıpkı nefes alır gibi yürürüz, bir ayağımızı öne atarız, sonrasında diğerini. Hiçbir zorlama olmadan. Yürümek dörtbaş kası, kalça kasları gibi büyük kas gruplarınızı kullanmanıza olanak verir. Bu kas grupları vücudun başlıca kalori yakan askerleridir. Her gün 30 dakika yürüyün, size garanti veriyorum ki kilo kaybedeceksiniz. Ancak herşeyden öte bu 30 dakika, ulaştığınız kiloyu korumak için de önemlidir. Yürümenin, size açacağı kapıları hayal bile edemezsiniz. Eğer hemen yemek ardından yürürseniz, yediğiniz yemekten aldığınız kalorinin %20 ile %30 arasında değişen değerini aniden yok edersiniz. Eğer vaktiniz yoksa yürüyüş bandını deneyin, dışarı çıkmanıza ya da antrenman için giyinmenize bile gerek yok.
Neticede yürümek doğru beslenmek kadar sağlıklıdır. Kalbinizi sağlıklı tutar, ruh halinizi olumlu yönde etkiler, beyinsel aktivitelerinizi güçlendirir: daha kolay öğrenmenize ve hayal gücünüzün gelişmesine katkı sağlar. Eğer kalıcı kilo vermek istiyorsanız, dediğimi kulak ardı etmeyin: YÜRÜYÜN!
16- Arabanızı YıkayınArabası olan kişiler, ona sahip olmayı sever ve arabaları olmadan kendilerini kötü hissederler. Ayrıca çoğu araba sahibi, araçlarını daha temiz ve parıltılı görmek ister.
Bazıları arabalarını yıkatmaya götürüyor ancak bu biraz zaman kaybına da sebep oluyor. Sırada bekliyorlar, arabaları geç yıkanıyor vs. Eğer kilo kaybetmek istiyorsanız, arabanızı kendiniz yıkayın. Bunda utanılacak bir şey yok. Araba yıkamak kalori yakmanıza yardımcı olacaktır, bana güvenin. Bu işi ciddiyetle yapın ama. Arabanızı bol köpükle, bol suyla yıkayın. Durulayın, kurutun. Hatta biraz cila sürerek parlatın. Bu işi yaparken tek ayağınızdan destek almayın, iki ayağınızdan da güç alın. Araba yıkamak yarım saatinizi almış olsun, spor salonunda geçireceğiniz bir antrenman süresi kadar. Ama burada bir kazancınız daha var, hem sizi ilgilendiren, sahip olduğunuz bir araç için işe yarar bir eylemde bulundunuz, hem de kalori yaktınız. Hatta eğer bu işi dediğim gibi ciddi şekilde yaparsanız 350-400 kalori bile yakmış olabilirsiniz!

resmi dukan sayfasından çeviren:Aykut Erdem(teşekkürler:))

18.4.12

DR.DUKAN'DAN ZAYIFLAMA SIRLARI(EGZERSİZ SIRLARI-1)

foto:ecobioitza.org


Biliyorsunuz zaman zaman Dukan'ın resmi sitelerindeki bilgilerden çeviriler yaparak yayınlıyorum.Dr.Dukan'ın ''SLIMMING SECRET'' başlığıyla sürekli güncellediği,aklımın bir köşesinde sürekli duran ama vakitsizlikten bir türlü çevirip yayınlayamadığım bilgileri sevgili arkadaşımız Aykut Erdem bizim için çevirmeye ve ayrı dosyalar halinde oluşturmaya başladı.
Ciddi emek isteyen bu iş için kendisine tüm Dukan uygulayanlar adına teşekkür ederim.(Bu bilgileri kopyalayıp yayınlayacakları da şimdiden uyarayım ,savcılıkta bunlarla ilgili başvurum beklemekte.)

ZAYIFLAMA SIRLARI

Diyetin yeri ayrı ancak ulaşılan kiloyu korumak da oldukça zor bir olay. Bu yüzden bu bölümü, diyetinizi desteklemek amacıyla ulaştığınız kiloda kalma sırlarını paylaşmak için oluşturduk. Bunların arasında önemli bir kural var, sizin için en iyi egzersiz, uzun vaadede sıkılmayacağınız ve yaparken bundan zevk alıp mutluluk duyacağınız egzersizdir. Bunun ne olduğunu bulmak ve diğer konularda aydınlanmanıza yardımcı olmak için size 44 tane 'Zayıflama Sırrı' sunuyorum. Bu sırlar, zayıflamanıza yardımcı olan, zayıfladıktan sonra da ulaştığınız kiloyu uzun vaadede korumaya yarayacak püf noktaları olacak. Unutmayın, bazen ufak bir farklılık, tüm sistemi değiştirebilir.

EGZERSİZ SIRLARI-1

1- KAM
KAM'ın açılımı: Kalça Kasları, Arka Kol Kasları, Mide Kasları.
Kalça Kasları için: Ofisinizdeki sandalyede otururken, kalça kaslarınızı 6 saniyeliğine sıkın ve bunu ara vermeden 10 kez tekrarlayın. Yarım saat sonra egzersizi tekrarlayın, bu hem sizin oturma konforunuzu iyileştirir hem de baskıyı azaltır.
Mide Kasları için: Oturduğunuz yerde, vücudunuzu hareket ettirmeden karnınızdaki kasları sıkın ve bunu 6 saniye boyunca yapın, aralıksız 10 kez tekrarlayın. Bir önceki egzersiz gibi bunu da yarım saatlik aralıklarla tekrarlayabilirsiniz.
Arka Kol Kasları için: Oturduğunuz sandalyenin kollarının arka kısmını kavrayın. Bu pozisyonda avuçlarınıza yük bindirerek kendinizi kaldırmaya ve indirmeye çalışın, böylece kaslarınız hem çalışır hem de esner. Bu hareketi 10 kez tekrarlamaya çalışın. Aynı hareketi yarım saatte bir tekrar yapın.
Sadece bu 30 hareket 2 dakikanızı alacak ancak size epey enerji harcatmış olacak.
2- Egzersizlere Bakış Açınızı Değiştirin
10.000 yıllık evrimleşme sürecinden sonra teknolojinin bizi getirdiği noktayı da göz önüne alırsak, etrafımızdaki her şey bize egzersizin düşmanımız olduğunu söylüyor.
Fiziksel aktivite bazı insanlara yapılması zor bir iş, büyük bir dert kaynağı, sırta yüklenmiş bir yük, kaçınılması gereken bir fazlalık gibi geliyor. Olaya bir de farklı açıdan bakın. Hareketlerinizi birer vakit kaybı olarak değil de, kilonuzu kontrol altında tutmak için bir fırsat, sağlığınızı korumak için bir yol ya da sizi iyi hissettirecek bir alternatif olarak düşünün. Eğer komşunuz ağır bir çanta taşıyorsa, bakmak yerine yardım etmeye koşun. Anahtarlarınızı üst katta mı unuttunuz? Kendinize kızmayın, vücudunuzu yaratılış sebebi için kullanın, yukarı çıkın ve 723 kası çalıştırın. Eğer yolda birinin düştüğünü görürseniz, onu kaldırmaya yönelen ilk kişi siz olun. Asansörünüz bozulduysa somurtup moralinizi bozmayın, tırmanın merdivenleri. Unutmayın bazı insanlar step yapmak için ciddi paralar harcıyorlar. Unutmamanız gereken aslında tek bir şey var: egzersizler sağlığınız için yararlıdır, öyleyse harekete geçin!
3- Kas Kütlenizi Artırın
Beyniniz ve kaslarınız, kilo kaybetmek için kullanacağınız iki önemli parçanızdır, kalori yakan tek parçalar.
Maksimum derecede çalışan bir kas muazzam derecede enerji harcar. Hatta çalışmayı bıraktıktan sonra bile kalori yakmaya devam eder. Egzersiz yaptığınız sıradakinden daha az kalori yaksa da, gün içinde hatta siz uyurken önceki egzersizinizle çalışan kaslar kalori yakmaya devam eder. Bu hareketlilik 60 saat boyunca (2.5 gün) devam eder. Sonra azalarak bu hareketlilik durur ancak eğer durmasını istemiyorsanız, en azından haftada 3 gün vaktinizi 10 dakikalık egzersizlere ayırın. Dahası, bu egzersizlere hiç kullanmadığınız kaslarınız da dahil olursa, vücudunuzda pek çalışmayan bu kaslar sizin kalori yakan silahlarınız olabilir. Omuzlar, kollar, bacaklar, kalça kasları, mide kasları, sırt kasları, baldır kasları ve sizi uzun gösteren boyun kasları. Tüm bu kasları harekete geçirmek için sadece bir dakika yeterli. Ancak bu işi ciddiye almalısınız ki onlar da önünüzdeki 60 saat boyunca size hizmet etsinler. Ne duruyorsunuz, hadi egzersize!
4- Yapmak, Yaşamaktır
Nefret ettiklerinizi sevin ve kaçındığınız ne varsa yüzleşin!
Bir hayalinizi gerçekleştirmeye çalışın. Sabit fikirlerinizi radikal olarak değiştirin. Bir geziyi, antrenmanı ya da fiziki aktiviteyi sıkıcı bir iş ya da ceza olarak görmek yerine, size bahşedilmiş ve hayatın yolunuza çıkardığı bir hediye olarak görün. Bakış açınızı değiştirin; yapmak, yaşamaktır! Bu ufak değişim bile ciddi farklar ortaya koyabilir. Vücudunuzla yapabileceğiniz tüm olasılıkları değerlendirin. Teknolojinin sizi mahkum etmesine ya da fiziksel aktivitelerinizi kısıtlamasına izin vermeyin. Teknoloji karşısında yapacağınız değişiklikler, sizi daha az aktif olmaktan kurtaracak ve istediğiniz kiloya sahip olma şansı verecektir.
5- Harekete geçin
Devamlı hareketsiz olmak, günde 10 sigara içmek kadar zehirleyicidir.
Vücudunuz sadece sabah yataktan kalkıp sandalyeye oturuyor, sonrasında asansöre binip arabaya gidiyor, ofisinizde sandalyeden sandalyeye yerleşiyor, ardından da lokantadaki bir başka sandalyeye kavuşuyor, akşama yemek masasına oturup, yemek ardından uzandığı kanepede TV kumandasını mı kontrol ediyor? Eğer bu klasik senaryo size de çok tanıdık geliyorsa, siz hareketsiz birisiniz demektir! Kendinize "Ben de tüm arkadaşlarım, komşularım ve çalışanlarım gibi normal yaşıyorum." demeyin. Kendi potansiyelini kullanamayan bir insan olarak yaşamamaya çalışın. Fiziksel, metabolik ve fizyolojik sebepler göz önünde bulundurulunca, bu kadar hareketsiz olmak, sağlığınıza ciddi zararlar verir, tıpkı günde 10 sigara içiyormuşsunuz gibi. Bu durumdan ve risklerinden kurtulmak için yapmanız gereken tek şey ya toplamda bir saat ayakta durmak ya 20 dakika yürümek ya da 10 dakika koşmak. Tavsiyelerimi kulak ardı etmeyin ve hayatınızı gerçek bir "insan" olarak yaşayın.
6- Alışveriş Poşetleri
Etrafınızdaki herkese söyleyin, bu poşetlere talipsiniz...
Kendinize şu telkinde bulunun "Kendi vücudum için sorumluluk alıyorum. Onu en iyi şekilde kullanacağım ve yaşamak için ona bir sebep vereceğim." Vücudunuzun sizin bir parçanız olduğunu unutmayın. Tecrübe edinen, hisseden, acı çeken ve sizi tamamlayan bir parçanız olduğunu. Sağlıklı ve dengeli kiloya sahip olmadan tamamen mutlu olmayı beklemeyin. Asla pes etmeyin ve teknolojinin üstün gelmesine izin vermeyin. Teknoloji, teorik olarak, hayatınızı kolaylaştırmak için vardır ancak aslında sizi tembel ve size bir katkısı olmayan ufak kumandalara bağlı biri yapar. Taş devrine dönelim demiyorum ama teknolojinin sizi daha az aktif bir insan yaptığının farkına varmanızı istiyorum. Gülümseyin ve alışveriş poşetlerinizi mutlulukla taşıyın.
7- Evde Kilo Kaybetme
Eviniz, kendinizi güvende ve huzurlu hissettiğiniz güzel bir mekandır. Eğer evdeki yönetim sizin elinizdeyse, ev işlerinin çok sıkıcı birer sorumluluk olduğunu asla düşünmeyin. Hatta eğer kilo kaybetmek istiyorsanız, ev işleri inanılmaz birer fırsattır. Elinize bir süpürge alın ve temizliğe başlayın. (Tabi ki bir dans müziği eşliğinde!) Islak bir bezle camları silin, duvarları temizleyin, tozları alın ve halıları süpürün. Bulaşıkları makineye dizmek yerine elde yıkayın. Belki de bir spor salonunda aynanın karşısında çeşitli ağırlıkları kaldırmak istiyorsunuzdur? Yoksa evinizden kilometrelerce uzakta bir salonda kımıldamadan pedal mı çevirmek istiyorsunuz? Eğer yemek yapmayı seviyorsanız yeni tarifler deneyin. Eğer bir bahçeniz varsa oradaki çiçeklere, bitkilere ya da sebzelere hayat vererek kilolarınıza veda edin.
Blogging tips